Allerji ve İşitme Kaybı

Günümüz tıbbının üzerinde yoğun olarak çalıştığı ve çözümlerini hücre düzeyindeki çalışmalarda arayan bilim adamları, Allerji konusunda bir yol kat etseler de, bugün hala bir problem olarak allerji karşımızda duruyor.

Kalıtsal, ailesel veya edinsel faktörlerin bir arada olduğu Allerj konusu, bir aşırı duyarlılık sendromudur.

İleri yaşlarda bu duyarlılığın ortaya çıkabildiğini de sıkça görüyoruz. Yeni doğanda, çocukluk döneminde veya ileri yaşlarda ortaya çıkması ve sonradan oluşan komplikasyonların farklı olabildiğini gösterdi.

Yaşam burun yoluyla alınan bir nefesle sürerken, akciğerlere kadar olan bu yolculuğun problemsiz olması gerekiyor. Solunum yolu üzerindeki bir engel, kapalı kaplar kanununda olduğu gibi ona açılan tüm komşu boşlukları yani sinüsler ve orta kulak boşluğunu da belirgin olarak etkilemektedir.

Allerji yani aşırı duyarlılık yeni doğan veya çocukluk döneminde, yetişkinlerden daha belirgin ve kalıcı komplikasyonlara neden olabilmektedir. Sinüslerin, ortakulak boşluğunun ve Geniz etinin büyümesinin ortaya çıkmasıyla tedavi protokolü değişmektedir.

Ülkemizde Geniz eti ve allerjik Kronik Sinüzitlerin neden olduğu orta kulak boşluğunda sıvı birikmesiyle oluşan işitme kayıplarını sıkça görmekteyiz. Orta kulak bu zincirin son halkasını oluşturmasına rağmen temel nedene yani Allerjiye yönelik bir tedaviyle başlanılamaması durumunda, tedavi süresi uzamakta ve nüksler sık olarak yaşanmaktadır.

Bugün yeni doğan her çocuğun uyarılmış besin potansiyelleri yoluyla (BERA) işitmesinin ölçülmesi mümkün olmaktadır. İşitme testine adapte olamayan 0- 6 yaş çocuğunda da işitme kayıplarının teşhis ve tedavide Allerjiye bağlı orta kulakta sıvı toplanmasıyla oluşan işitme kayıplarında tedavi protokolü: orta kulakta biriken sıvının alınması, kulağa tüp takılması, veya temeldeki allerjiye bağlı patolojinin ilaçla ortadan kaldırılması, geniz eti veya sinüzite yönelik tedavi seçenekleridir. Önemli olan tedavi zincirindeki halkaların sırasıyla yerine getirilmesidir.

Bu tedavi zincirinin ilk halkası ilaç tedavisi olmaktadır. Erken tanı, komplikasyonların oluşmadığı bir dönemde, dekonjestanlar, antibiyotikler ve anti allerjik ilaçlar seçeneklerdir.

İlaç tedavisine yanıtsızlık, orta kulakta biriken sıvının ortadan kalkması, geniz etinde küçülme olmaması, kronikleşen, polip oluşumuna kadar uzanan sinüzit bulguları tedavideki bir sonraki halka olan cerrahiye geçişte anahtardır.

Zamanlama hatası, tedavi sırası, basit gibi görünse de aileye hastalığın mekanizmasının anlatılmaması, kafası karışan aile ve dağınık tedavi, her kafadan çıkan ses, sorun olmaktadır. Tedavide geç kalan bir doktorun, kafası karışan bir ailenin, istemese de zararı, çocuğa olabilmektedir.

Temelde yatan, tedavisi geç kalmış bir çocuk karşımıza geldiğinde, kulak zarlarının çökmüş olması, işitme kaybının rehabilitasyonunda hekim için zorluk arz etmektedir.

Aşırı duyarlılık sendromu, Allerji geniz etinde büyümeye, orta kulakta sıvı toplanmasına (işitme kaybı) Kronik Sinüzit oluşmasına neden olduğunda, tedavi protokolü, hekimden hekime değişen bir protokol değildir. Doğru yaklaşım bir tanedir. Ne zaman, ne kadar sürede, hangi safhada ve neyin var olduğuna göre değişen bir protokoldür.

Tedavinin uygulanım sırası, zamanı, türü uygun olduğunda işitme kayıplarının kalıcı olmayacağı aşikârdır.

”Allerji tedavisine ne kadar devam edelim, geniz etini alalım mı, kulağa tüp takalım mı, ne kadar bekleyelim, ilaç tedavisini ne kadar sürdürelim, nüks ederse neler yapalım?” sorularının yanıtı aslında açıktır ve sonuçta işiten, nefes alan sağlıklı bir çocuk için yegâne tedavi formülü bir tanedir. Birden fazla seçenek yoktur.

Sağlıklı, işiten, koşup oynayan çocuklarımız, sağlıklı bir neslin de anahtarıdır.